Denizler plastikle dolup taşıyor! Avrupa, artan plastik atık sorunuyla başa çıkmak için çöpünü Türkiye’ye gönderiyor. 2025 yılına ait ticaret verileri incelendiğinde, Avrupa’nın plastik atık ihracatında çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor. Almanya, 810 bin tonun üzerinde plastik atığı yurtdışına göndererek bu alanda dünyanın en büyük ihracatçısı konumuna yükseldi. İngiltere ise 675 bin tonla ikinci sırada yer alıyor. Bu atıkların büyük bir kısmının Türkiye’ye yönlendirildiği tespit edildi. Türkiye’yi sırasıyla Malezya ve Endonezya izliyor; bu ülkelerde geri dönüşüm süreçleri sık sık çevresel sorunlar ve yasadışı atık dökme faaliyetleri ile anılıyor.
Deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu, Türkiye’nin mevcut atık işleme kapasitesinin yetersiz olduğunu vurguladı. Ülkede yıllık yaklaşık 3,3 milyon ton plastik atık üretildiği, bunun geri dönüşüm kapasitesinin ise iki katından fazla olduğu ifade ediliyor.
YENİ DÜZENLEME YOLDA
Avrupa Birliği, artan eleştirilerin ardından yeni bir düzenleme hazırlığında. 21 Kasım 2026 itibarıyla, OECD dışındaki ülkelere plastik atık ihracatının yasaklanması planlanıyor. Ancak uzmanlar, bu yasağın atık akışını tamamen durdurmak yerine Türkiye gibi OECD üyesi fakat altyapı kapasitesi sınırlı olan ülkelere yönlendirebileceği konusunda uyarıyor. Avrupa Parlamentosu’ndan bazı isimler, bu durumu “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirirken, geri dönüşümün önündeki en büyük engelin ekonomik faktörler olduğuna dikkat çekiyor. Yeni plastiklerin geri dönüştürülmüş malzemelerden daha ucuz olması, sistemin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.
Gelişmiş ülkelerin “atık sömürgeciliği” uyguladığını savunan uzmanlar, bu sorunun çözümü için etkili önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor. Avrupa’nın plastik atık sorunuyla yüzleşmesinin tek yolu, hem çevresel etkiyi azaltmak hem de geri dönüşüm sistemlerini güçlendirmek için kapsamlı bir yaklaşım benimsemektir.