ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan gerilimlerin ardından Kongre’ye gönderdiği bir mektupta “savaş halinin sona erdiğini” duyurdu. Trump, ülkesinin askeri hedeflerine ulaştığını belirtti. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in önderliğinde İran’a yönelik başlatılan hava saldırıları, iki ay boyunca bölgede büyük bir gerginlik yarattı. Son günlerde yürürlüğe giren ateşkesin ardından Washington, süreçle ilgili kapanışı resmen ilan etti.
Ancak Trump’ın açıklamaları sadece İran ile sınırlı kalmadı. ABD Başkanı, Küba hakkında dikkat çekici ifadeler kullanarak askeri güç vurgusu yaptı. “Küba’yı hiç vakit kaybetmeden ele geçireceğiz,” diyen Trump, açıklamalarında “USS Abraham Lincoln” gemisinin kıyıya yaklaşarak Kübalıların teslimiyetini kabul edeceğini ima etti. Bu ifadeler, uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı.
Uzmanlar, Trump’ın sözlerini doğrudan bir askeri operasyon planı olarak değil, güç gösterisi ve diplomatik baskı aracı olarak yorumluyor. ABD yönetimi, İran operasyonlarının ardından bölgede istikrar sağlandığını savunsa da, Tahran cephesinden savaşın tamamen sona erdiğine dair resmi bir teyit henüz gelmiş değil. Analistler, ateşkesin kırılgan olduğunu ve gerilimin yeniden tırmanabileceğini ifade ediyor.
Trump’ın Küba ile ilgili çıkışı, yeni bir diplomatik tartışmanın fitilini ateşlemiş durumda. Washington ve Havana arasındaki ilişkilerin bu açıklamalarla yeniden gerilebileceği öngörülüyor. Beyaz Saray kaynakları, Trump’ın ifadelerinin “stratejik caydırıcılık” çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, uluslararası gözlemciler ABD’nin dış politikasının İran sonrası daha sert bir yön alabileceği konusunda hemfikir.